YAKTIM BİR SİGARA...

18/5/2008

 

VE KARANLIK BİR ODA...

CEBİMDE DERTLERİM ,ELİMDE İNADINA BİR SİGARA

DUMANI HER ÇEKİŞİMDE BAŞIM DÖNER DURUR

EFKARLANIR DÜŞÜNCELER HALİMİ BİLE BİLE

VE SİGARANIN DUMANI YAKAR GÖZLERİMİ

ACILARA ONLAR BİLE DAYANAMAYIP

İKİ DAMLA GÖZ YAŞI ISLATIR YANAKLARIMI

DÜŞÜNDÜRÜR ÖDÜNÇ ALINMIŞ BİR HAYATIN ANLARINI

VE SON KEZ DOLAR SİGARANIN DUMANI İÇİME

KEDERLERİ ÇEKERİM İÇİME BİLMEDEN

MUTLULUKLARI ÜFLERİM ,SİGARANIN DUMANIYLA

BİR DAHA GELMEMEK ÜZERE BOŞLUGA

 

FİZİKO38.........

SEN VARYA SEN

18/5/2008

 

YİNE BİR MAYIS AKŞAMI
ELİMDE KALEMİM DİLİMDE SEN
DÖKÜYORUM DERDİMİ SATIRLARA
GÖZLERİMDE HAYALİN YÜREĞİMDE SEN

GECE YARISI YAKALAMAYA ÇALIŞIYORUM UYKULARIMI
ANCAK UYKU YOK GÖZLERİMDE SEBEBİM VAR
MAGDUR ZAVALLI ANILARIMIN
ZERRESİNDE SEN TANESİNDE SEN

TİTREMİYOR ARTIK İLİKLERİM
İÇİM YANIYOR ASLINDA SENİ DÜŞÜNÜRKEN
KARANLIK GECELERİMİN
KIRMIZISINDA SEN SARISINDA SEN

ARTIK BU SANA SON ŞİİRİM,
MERAK ETME DÜŞÜNMEYECEGİM BİR DAHA SENİ
NE HALİN VAR UMRUMDA DEGİLSİN ŞİMDİ
AMA YİNEDE UYKUMDA DERDİM GÖZYAŞIMDA SEN............FİZİKO38

GECELERE SIGINDIM

18/5/2008

 

Herkes vefalı herkes dost sanırdım
İhaneti kalleşliği filmlerde görürdüm
Nereden bilirdim tedbirimi alırddım
Gündüzler aydınlatmıyor artık gecelere sıgındım

Kalplerini kırmaktan korkarken,severken insanları
Sırtımda kanlı bir hançer katili çok iyi tanırım
Güvenipte yanılmak ,acıların tek bir damlası
Gündüzler aydınlatmıyor artık ,gecelere sıgındım......

FİZİKO38

 

HİÇ OLDU MU?

18/5/2008

 

Hiç an gelip te
Şehrin ışıklarına dalıp
Yaşadıkların gözünün önünden geçip
Mutlulukları sıkıntıları anıp
Göz yaşına yenik düştüğün oldu mu

Hiç an gelipte
Gözlerini gökyüzüne dikip
Gecenin karanlıgını içinde hissedip
Yıldız kayarken dilek tutup
Sonrada ''aman boşver' dedigin oldu mu?

 

FİZİKO 38

SUSUYORUM ARTIK

15/5/2008

 

Ne keyifle okuduğum şiirler ezberimde, ne de bağıra çağıra söylediğim şarkıların sözleri. Dalgın gözlerle yürüdüğüm caddelerde kayboluyorum...

Sonsuz bir inatla sarıldığım radyodan gelen o harika melodilerin de tadı yok? Peki ya o yağmurda iliklerime kadar ıslanmalarımı kim çaldı benden? Bilmiyorum!

Susuyorum artık... Sustukça susuyorum. Sustukça, üzerime gelen insanlardan kurtarmak için ruhumu, suskunluğuma sarılıyorum. Ama yine de saplanıyor yüreğime bazı kelimeler. Bazıları da acıtıyor üstelik…

Sessiz geceler benim için sığınılan bir liman sanki. Kendimi bulup bulup kaybettiğim karanlıkta, şöyle bir uğradığım kelime hazinem de bir anlam ifade etmiyor. Düşünüyorum da bu güne kadar hep; gibi yazmışım, gibi okumuşum, gibi söylemişim ve en önemlisi; gibi sevmişim...

Elbette hiçbir şey, ben ol deyince olmaz. Bunu biliyorum ama zaman da geçiyor hızla. Tükenmez sandığım bütün sözler bitiyor ve ben de yavaş yavaş tükeniyorum...

Onca yıldan sonra; hayata dair ne kaldı ki elimde? Kocaman bir hiç! Öyleyse neden bunca çaba, neye bunca isyan…

Öyle anlamsızki yaşadığım hayat. Her şey az sonra gerçekleşecekmiş gibi duruyor, elimi uzatıyorum tutmak için, kayboluyor. Benim dışımda kopuyor bütün kıyametler ve ben kendime uyan bir kıyamet beğenmiyorum…

Kalbime bir kurşun sıkacak gönüllü katilimi arıyorum ya da yüreğime su serpecek elin sahibini... Toprağa ateşi düşürecek, denizi yakamozlarla süsleyecek sesin sahibini… Artık basit şeyler bekliyorum yaşamdan. Örneğin, kimselerin bilmediği sırlarım olmalı ölürken... Kimselerin gitmediği sokaklarım olmalı... İçimi kanatan özlemlerle yaşlanıp, sonra da sessizce gitmeliyim bu dünyadan.

İşte yine susuyorum; siyah bir geceye dönüyor her anım ve okuduğum her şiir kanatıyor yaralarımı. İçimdeki çocuk ölüyor... Yalancı gülümseyişlerle beni ciddiyete çağıran insanları da önemsemiyorum. Elimden kayıp gidenlerden korkmadığımı bilmiyor

« Önceki ::

Blogcu ile yapıldı